Şeref Aksoy
Photographer
0   /   100
2008 yılından bugüne kadar kadrajıma yansıyanları görsel zevkinize bırakıyorum.

Seçmeler

Bilecik
Kaybolur hüzün, kocaman bir yalnızlık, suskun bir çığlık kalır gerimizde birde hasret yüklü raylar.
Kıyıkışlacık
Senin rengin sarı mı, yoksa mavimi diye sordum. Deniz dile geldi, "rengin önemi var mı? Hüzünde mavi, neşe de sarı olurum. Bazen de bir yanım dolup taşar, diğer yanım ağıtlar yakar. O zaman hem sarı hem de mavi olurum." Bir bakarsın köy olurum, kıyıkışlacık köyü.
Metal
Metaldir yoğurduğum, şeklini verdiğim. Nasır tutmuş çekiç tutan ellerim, pas tutmadı yüreğim pası tutan metaldir ben pasın içinde gezerim.
Mahalle
Mahalle arasında kalmış, kentsel bilmem ne tahribatına uğramamış fakat yoksulluk kokan bir ev. Lakin içinde herşeye rağmen çocuk cıvıltıları, saf ve temizliğin görüntüleri var. Hani aradığımız ama bulamadığımız geçmişimizle ilgili sevecenlik var. Tıpkı yırtık ayakkabılarımızla oynadığımız oyunlarımız ve gülümsememiz var.
Tunçbilek
Gökyüzü siyaha bürünmüş, kömür karası gökyüzü. Kül yağıyor geceleri buralara, katran karası yollara, yeşilini kaybetmiş fidanlara. Çelikler dönüyor geceleri, ateşi harlıyorlar, çelik daha bir öfkeli. Derinlerde kazma sesleri, madencinin elleri, gece karası gözleri. Durmasın diye çelik, sönmesin diye ateş, küllenmesin diye bu telaş. Bir elinde kazması, bir elinde lambası ile meydanda, çelikten telaşlı bir madenci karşılar sizi Tunçbilek'te...
Büyükada 2012
Previous
Next