Bir gün daha eksiliyor hayatımızdan, ne hazindir ufuk kendi kızıllığında, Deniz, gökyüzünün rengine bürünüyor yavaşça. Eski bir iskele, ahşap sessizliğinde, İki gölge yükseliyor, iki silüet. Ne batan güneşin telaşı var adımlarında, Ne de yaklaşan gecenin gölgesi... Yalnızca dostluğun, oyunun, anın O katıksız, hesapsız sevinç. Zaman duruyor, ahşap tahtaların üstünde, Işığın şavkı vuruyor suya, sarımtırak bir yol Dünyanın bütün gürültüsü susuyor, Geride dalgaların fısıltısı. Batan güneş, hüzünlü bir tebessüm Yalnızlık kol gezecek, tenhalık saracak dört bir yanı Birazdan suskunlaşacak her şey, dalgaların gürültüsü Bir de uzak şehirlerin görüntüsü