Arısu Köyü

Bazı coğrafyalar vardır; toprağına ayak bastığınızda değil, daha adını andığınızda burnunuzda tüter. Tokat işte böyle bir diyar. Kaz Ovası’nın bereketiyle harmanlanmış, Yeşilırmak’ın can suyuyla beslenmiş, hoşgörünün ve doğallığın bin bir çiçekle kuşattığı nadide bir memlekettir Tokat…

Ama benim hikayem, o bereketli ovadan biraz daha yukarıda, suyun en deli, en duru ve en “bizden” aktığı yerde başlıyor.

Sivas’tan doğup Tokat’ı bir gerdanlık gibi saran, Tozanlı Deresi’nin hayat verdiği Yeşilırmak; saflıktır, berraklıktır.

Almus’a geldiğinde önce bir durulur. Sanki nefeslenir, dingin bir devinime girer. Ama bu sükûnet, fırtına öncesi sessizlik gibidir. Birdenbire coşkun seller gibi, kabına sığmayan toy bir delikanlıya dönüşür. Kayalardan seken bir kurşun gibi hırçınlaşır, heyecan yaratır, vadilere hayat ve adrenalin salar. İşte o suyun, o delikanlı nehrin şahitliğinde bir yer vardır ki; dar yamaçların ortasında bir vaha gibi parlar: Arısu köyü.

Dik yamaçların arasında yeşermiş bir özlemdir. Doğanın o sarp, geçit vermez, Kör Kaya’sının baktığı bir cennet bahçesidir. Suyun sesi, köyün türküsüdür burada. Ortasından geçerken hem geçmişi getirir hem de geleceğe selam verir. Adına Arısu deresi derler. Yaylasından doğar ve köyü bir kucak gibi sarar, sonra yarine kavuşan bir sevgili gibi sevdiğine yani Yeşilırmak’a akar. Onun cesaretine cesaret katar, coşkusuna heyecan katar.

O dar yamaçlar, bizi dünyadan soyutlayan, köyü kendi içinde huzurlu bir kozaya çeviren arka taşımızdır kısacası arkadaşımızdır.

Tomara - Fotoğraf Necla Develi

Kalbimizin attığı yerdir Arısu köyü. Oraya her gidiş, insanın kendi özüne, saflığına ve o “toy delikanlı” gibi coşkun akan zamanlarına dönüşüdür.

Yeşilırmak akmaya devam ettikçe, Arısu köyü o dar yamaçlarda bir inci gibi parlamaya, bizi beklemeye devam edecek. Memleket, bazen bir nehrin akışında, bazen bir dağın gölgesinde, en çok da Arısu’nun o huzurlu sessizliğinde saklıdır.

Anahur - Fotoğraf Zafer Develi

Dört ayrı kalp atışıdır Arısu köyü,. Her mahallesi ayrı bir duyguyu, ayrı bir hikâyeyi sırtlanır:

Tomara’dır, Anahur’dur, Altıtam’dır ve Eskici’dir. 

Tomara; sevdanın başladığı yer… Gönül bağının ilk düğümü orada atılır, ilk heyecanlar o yokuşlarda, o yeşilliklerde yaşanır. Rüzgarı bile sevdalı eser Tomara’nın.

Anahur; umudun yeşerdiği yer… Toprağa düşen tohumun, geleceğe dair hayallerin filizlendiği, zorluklara karşı direncin ve inancın kalesidir. Anahur’da güneş bir başka doğar, her sabah yeniden başlama gücü verir insana.

Altıtam; huzurun başkenti… Dünyanın tüm gürültüsünün sustuğu, sadece kuş seslerinin ve rüzgârın melodisinin kaldığı yer. Ruhunuz yorulduğunda sığınacağınız o liman, Altıtam’ın dinginliğidir.

Ve “Eskici;”

O bizim dinmeyen hasretimizdir. Geçmişin izleri, çocukluğumuzun silinmeyen ayak izleri ve geri gelmeyecek zamanların özlemi orada saklıdır.

Altıtam - Fotoğraf Zafer Develi
Eskici - Fotoğraf Hüseyin Erdoğdu

Çörmük; köyün balkonu, bu coğrafyanın nazar boncuğudur. Suyun toprağın en derinlerinden, en saf halinden süzülüp geldiği; Arısu köyü manzarasını seyrederek tekrar toprağa döndüğü bir yaşam döngüsüdür.

Çörmük susuzluğumuzu gideren bir pınardır; birliğin, beraberliğin ve paylaşımın mayasıdır. Köy meydanındaki sohbetlerin demi, dostluğun tadıdır. Çocukluğumuz orada geçer, gençliğimiz orada demlenir. “Su kadar aziz ol” duası en çok oraya yakışır. Benim hayat pınarım, çocukluğum, gençliğimdir Çörmük.

Çörmük - Atlayan Su

Başımızı yukarı kaldırdığımızda bizi kucaklayan, dumanı hiç eksik olmayan o yüce tepe… Dumanlı Yaylası.

Yazın kavurucu sıcağında sığındığımız serinliktir. Ekmeğimizdir, aşımızdır. Yayla yollarında çoğalan ömrümüzdür. Bizim sevgilimizdir; sislerin arasında sakladığımız en masum sırlarımız, en derin muhabbetimizdir.

Şehirden uzaklaştıkça artan o beton griliği, Arısu’ya yaklaştıkça yerini Çörmük’ün serinliğine, dumanlı yaylasının sisine ve doğanın yeşiline bırakır. Yeşilırmak akmaya devam ettikçe; Tomara sevdaları, Anahur umutları, Altıtam huzuru yaşatmaya; Çörmük bizi birleştirmeye ve Eskici o hasretle çağırmaya devam edecek.

Dumanlı Yayla
Dumanlı Yayla

Yazıya fotoğrafları ile katkı sunan Zafer Develi, Necla Develi, Savaş Aksoy ve Hüseyin Erdoğdu arkadaşlara teşekkürü borç bilirim. 

Her ay, gelen kutunuza harika içerikler almak için Bülten'e kaydolun.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Leave A Comment / Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir