Yalova Termal denilince; şifalı suları ve buharı tüten hamamları akla gelse de, başınızı gökyüzüne çevirdiğinizde bambaşka bir dünya, bambaşka bir hikaye başlar. Burası kaplıca bölgesi olduğu kadar, dünyanın farklı kıtalarından gelip bu topraklara kök salmış devasa bir “canlı ağaç müzesi” (arboretum) gibidir.
Attığınız her adımda karşınıza çıkan ağaçların künyelerine baktığınızda orjini başlığı altında ilginç bilgilerle karşılaşırsınız. Buradaki bitki örtüsünün bir kaç ağaç dışında yerli olmadigini görürsünüz, tabiri caizse çok uluslu bir ağaç faunası ile karşılaşırsınız.
Fotoğraflarda da gördüğünüz üzere görkemli ağaçlar aslında binlerce kilometre öteden gelen hikayeler anlatıyor bizlere:
Boylu Mazı (Thuja Plicata): Künyesinde yazdığı gibi aslen Kuzey Amerika kökenli. Pasifik kıyılarının o nemli ve sisli ormanlarından çıkıp gelmiş, Yalova’nın havasını sevip devleşmiş.
Beyaz Çiçekli At Kestanesi (Aesculus Hippocastanum): Çoğu kişi onu buralı sanır ama o bir Balkan yerlisidir. Ana vatanı Arnavutluk ve Kuzey Yunanistan dağlarıdır. Bahar aylarında o meşhur “şamdan” şeklindeki beyaz çiçekleriyle Termal’i süsler.
Termal’deki bu ağaçların çoğu, 1929 yılında Atatürk’ün talimatıyla yabancı büyükelçilerin kendi ülkelerinden getirdiği fidanlarla dikilmiş. Yani her bir ağaç, aslında birer “yeşil elçi” gibi…
Termal’de sadece bunlar da yok; devasa sekoyalardan (Amerika), nadir çamlara kadar tam bir kozmopolit yapı hakim.

İşte boylu mazı ve at kestanesi dışındaki diğer dikkat çekici “yabancı kökenli” ağaçların komşuları:
Dev Sekoya (Sequoia Gigantea)
Kökeni: Kuzey Amerika (Kaliforniya)
Hikayesi: Dünyanın en büyük ağaç türlerinden biridir. Termal’deki o devasa, göğe uzanan ve gövdesi kızılımsı olan ağaçlar aslen Pasifik kıyılarının sakinleridir.
Atlas Sediri (Cedrus Atlantica)
Kökeni: Kuzey Afrika (Cezayir ve Fas)
Hikayesi: Atlas Dağları’nın bu görkemli ağacı, Termal’in havasını çok sevmiş. Gümüşümsü mavi-yeşil yapraklarıyla hemen fark edilir.
Japon Akçaağacı (Acer Palmatum)
Kökeni: Japonya, Çin ve Kore
Hikayesi: Özellikle sonbaharda yapraklarının aldığı kırmızı ve turuncu tonlarla büyüleyicidir. Uzak Doğu’nun o zarif doğasını Termal’e taşır.
Pavlonya (Paulownia Tomentosa)
Kökeni: Çin
Hikayesi: “İmparator Ağacı” olarak da bilinir. Çok hızlı büyümesi ve baharda açan mor-mavi çiçekleriyle ünlüdür. Çin kültüründe çok değerli bir yere sahiptir.
Japon Çamı (Cryptomeria Japonica)
Kökeni: Japonya
Hikayesi: Japonya’nın ulusal ağacıdır. Termal’in nemli ve ılıman iklimi, bu ağacın kendi vatanındaki gibi serpilmesine olanak sağlamıştır.
Batı Çınarı (Platanus Occidentalis)
Kökeni: Kuzey Amerika
Hikayesi: Bizim yerli “Doğu Çınarı” ile çok karıştırılır ama o bir Amerikalıdır. Termal’de 300 yaşını aşmış Batı Çınarı örnekleri görebilirsin; kökleri aslında Yeni Dünya’nın hikayesini taşır.
Tüylü Palmiye (Trachycarpus Fortunei)
Kökeni: Doğu Asya (Himalayalar ve Çin)
Hikayesi: Soğuğa en dayanıklı palmiye türlerinden biridir. Yalova’nın kışına dayanabilmesinin sebebi, kökeninin yüksek dağ etekleri olmasıdır.
Bu kadar farklı tür neden bir arada ve Yalova’da? Yalova Termal, mikro-kliması sayesinde hem nem seven egzotik türlere hem de soğuğa dayanıklı dağ ağaçlarına ev sahipliği yapabiliyor.
Termal yollarında yürürken aslında orman bütünlüğü içinde, kıtalar arası bir yolculukta olduğunuzu unutmayın. Dokunduğunuz bir gövde Amerika’nın rüzgarını, kokladığınız bir çiçek Arnavutluk dağlarının serinliğini taşıyor olabilir.
Bir sonraki ziyaretinizde, ağaçların o sararmış tabelalarına da dikkatle bakın; her biri uzak bir diyardan gelmiş birer seyyah.
Hazır gelmişken, bu ağaç sevgisinin zirve noktası olan Karaca Arboretumu’nu da rotanıza eklemeyi unutmayın; pişman olmayacaksınız!



