Geziler

Sabahattin Ali’nin Mayıs Şiiri

Mayıs Ayı ve Sabahattin Ali

Mayıs, yeniden doğuşun, tazeliğin ve umudun aydır. Sabahattin Ali’nin kaleminden çıkan “Mayıs” şiiri ise bu ayın ruhunu öylesine nahif ve derinlemesine işler ki, her okuduğumuzda içimizde farklı duygular uyandırır. Şiirin her dizesi, bahara ve özellikle Mayıs’a dair hislerimizi yeniden şekillendirir, onlara yeni bir boyut kazandırır.
Mayıs, ayların gülüdür,
Taze bir çiçek dalıdır,
İçerim ateş doludur;
Mayıs‘ta gönlüm delidir.
 
Yeşil dağlara göçülür,
Kırmızı şaraplar içilir;
Yarim dökülüp saçılır,
Mayıs‘ta gönlüm delidir.
 
Göklere karşı yatılır,
Dertlerimiz unutulur;
Eski sevgiler atılır;
Mayıs‘ta gönlüm delidir.
 
Uzakta kuşlar seslenir;
Gönlüm genişler beslenir;
Yaşamağa heveslenir,
Mayıs‘ta gönlüm delidir.
 
Yumuşak rüzgarlar eser;
Çimenlerde yarim gezer,
Yanılır, bana gülümser;
Mayıs‘ta gönlüm delidir.
                           Sabahattin Ali

Sabahattin Ali'nin "Mayıs"ı: Ruhumda Yankılanan Bir Melodi

Sabahattin Ali, “Mayıs” şiirinde  sadece doğanın uyanışını anlatmaz, bu uyanışın insan ruhunda yarattığı derin etkileri de ustaca anlatır. Şiirin her satırı, baharın getirdiği o taptaze esinti gibi içimize dolar. Sanki o dizelerle birlikte  kuş gibi kanatlanır, baharın sonsuz maviliğinde kayboluruz.
 
Şiirin uyandırdığı ilk duygu, huzur ve dinginliktir. Kışın kasveti, soğuğu ve yorgunluğu adeta bir anda silinir gider. Sabahattin Ali’nin tasvir ettiği o pastoral manzaralar, zihnimizde canlanır; çiçek açmış ağaçlar, cıvıl cıvıl öten kuşlar, taze toprak kokusu… 

Baharın Umutla Dansı: "Mayıs" ve Yeniden Doğuş

Şiirdeki her dizede Sabahattin Ali, doğanın döngüsünü o kadar etkileyici anlatır ki, okurken içimizde yeni tohumların filizlendiğini, durgun akan ırmaklarımın yeniden coştuğunu, her yanımın börtü böceğe karıştığını hissederiz. Geçmişin yüklerini, endişelerini bir kenara bırakırız; tıpkı kışın ardından yeşeren doğa gibi, insan ruhu da tazelenme ve yenilenme ihtiyacı duyar. Bu şiir, her sonun yeni bir başlangıcı olduğunu, her kışın ardından baharın geleceğini, kısacası hayatın döngüsünü hatırlatır.
 
“Mayıs” şiiri, ayrıca insanın doğayla olan derin bağlarını da vurgular. Şiir, insanoğlunun doğanın bir parçası olduğunu hissettirir. İçimizde doğaya dair aidiyet hissi yaratır ve kendi özümüze döndürür.

"Mayıs"ın Melankolik Güzelliği ve Hatıraların İzleri

Sabahattin Ali’nin kalemi, şiire hafif bir melankoli de serpiştirir. Bu melankoli, hüznü değil, aksine geçmişe duyulan tatlı bir özlemi, kaçıp giden zamanların ardında bıraktığı izleri anımsatır. Mayıs ayı, geçmiş Mayıs’ları, o aylarda yaşanılanları, belki de kaybedilenleri de anımsatır.
 
Sonuç olarak, Sabahattin Ali’nin “Mayıs” şiiri,  aynı zamanda insanın ruhsal yolculuğunu, umudunu, doğayla olan bağını ve zamanın akışını anımsatan güçlü duygular uyandırır. Şiiri her okuyuşumuzda farklı hisler kucaklar bizi.
 
Sanırım bizim hissiyatımızı yıllar önce Alp Murat Alper hissetmiş ve bu şiiri bestelemiş, Banu da seslendirmiş.
 
Dinlemek isterseniz…

Bestesi Alp Murat Alper’e, düzenlemesi de Ahmet Koç’a ait bu parça Banu Kırbağ’ın 1994’te çıkan Sevdalardayım albümünde yer alıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu