GenelGeziler

Kıyıkışlacık

Bazı yerler vardır; haritada yerini işaretlemezsiniz, sadece kalbinizde bir köşe ayırırsınız. Muğla’nın o kalabalık, gürültülü ve popüler tatil rotalarının çok uzağında, sanki zamanın yavaşlamaya karar verdiği bir durak burası: Kıyıkışlacık.

2016 yılında, adını sanını bilmediğimiz bu lokasyon, Ülkü Hanım’ın davetiyle bilinmeze doğru düştük yollara. İyi ki de düşmüşüz. Çünkü Kıyıkışlacık,  “balıkçı köyü” olduğu kadar, denizin bittiği yerde tarihin başladığı, insanın ruhunu dinlendiği bir sığınakmış.

 

İrfan Han, Ülkü Yaşar, Hatay Han, Dayı Üst Kat Deniz ve Burcu

Denizin bittiği, tarihin başladığı o kıyıda dururken Edip Cansever’in şu dizeleri dökülüyor dilimden:

“Gökyüzü gibi bir şey bu gökyüzü, hiç gitmiyor.”

 

Kıyıkışlacık Güllük Körfezi’nde, Milas’a bağlı Güllük beldesinin tam karşısında yer almaktadır. Milas-Bodrum Havaalanı’na 26 km. Bodrum’a yaklaşık 80 km, Milas’a 26 km, Didim’e 47 km, Akbük’e 28 km uzaklıkta..

Kıyıkışlacık’a ulaşmak için yaklaşık 20 kilometrelik, dar ve kıvrımlı bir orman yolunu aşmanız gerekiyor. Belki birçoğu için bu yol “zahmetli” gelebilir ama benim gönlümden geçen hep şu oldu: “İyi ki bu yol geniş degil, iyi ki çok şeritli değil.” Çünkü o dar yol, köyü modern dünyanın tekdüzeliğinden koruyan bir kalkan gibi. Çam kokuları eşliğinde ilerlerken, yolun sonunda sizi bekleyen o masmavi sürprizi hayal etmek bile gezinin bir parçası.

Köyün içine girdiğinizde sizi deniz karşıladığı kadar 3000 yıllık tarihi bir yaşanmışlık da selamlıyor. İasos Antik Kenti, Kıyıkışlacık’ın ruhuna öyle bir işlemiş ki, nerede köy bitiyor nerede tarih başlıyor ayırt etmek güç.

Denize nazır tiyatrosu, agorası ve surlarıyla İasos, bir zamanların zengin liman kentiymiş. Bugün ise o görkemli kalıntılar, balıkçı teknelerinin ağ kokularıyla harmanlanıyor. Antik kentin taşlarına dokunurken, Ege’nin rüzgarı size binlerce yıl öncesinin hikayelerini fısıldıyor.

Kıyıkışlacık, Türkiye’nin en güzel deniz manzaralı köylerinden biri olmaya aday bana göre. Burayı özel kılan görsel güzelliği yanında sabahları ağlarını temizleyen balıkçıların huzuru, akşamüzeri denize vuran o altın sarısı ışık hüsmeleri eşliğinde  sokaklarında başlayan sohbet ve kahvehanede biten akşamlar…

Burada lüks otellerin şatafatını göremezsiniz; yerine zeytin gölgeleri, cam gibi bir deniz ve tarihin sessiz tanıklığına şahit olursunuz. Bilmeden çıktığımız bu yolculukta anladım ki; bazı yerler sadece görülmez, hissedilir.

Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı) sanki tam da burayı anlatır gibi fısıldıyor kulağımıza:

“Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin, sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler, akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler…”

2016 Yılı
2024 Yılı

Kıyıkışlacık, her gezginin rotasında bir kez de olsa yer almayı hak ediyor. Hafızamda ilk günkü tazeliğiyle duran bu özel köy, belki sizin de ruhunuza iyi gelir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu