Geziler

Venedik – Hüzünlü Işık

Her köşe başında, geçmişin gölgeleri dolaşır bu şehirde. Kızıl, sarı ve tuncuya kesmiş tuğlalı duvarlar, yeşilin en hüzünlü tonuna bürünmüş sulara selam durur. Bir gondol geçer sessizce; suyun göğsünü usulca okşar, bir şairin hiç yazılmamış dizeleridir sanki. Küreğin suya her dokunuşu, zamanın kalbinde yankılanan ritmik bir iç çekiş gibidir.


Güneş batarken gökyüzü pastel bir tabloya dönüşür. Binaların suya vuran akisleri, gerçeği ve hayali birbirine karıştırır. Sular yükselir, şehir ayaklarınızın altından kayıp gidiyormuş gibi hissettirir. Venedik, yüzünde hiç inmeyen gizemli karnaval maskesiyle; ne tam anlamıyla buralıdır ne de tamamen gitmiştir. O, hep iki dünya arasında, suyun ve gökyüzünün sınırında asılı kalmış bir şiirdir.


“Venedik’te yürümek, bir rüyanın sayfaları arasında kaybolmaktır. Attığın her adım seni biraz daha gerçeklikten uzaklaştırır, biraz daha kendine yakınlaştırır.”
Bir gün her şey solar, anılar eskir belki; fakat Venedik’in kanallarında parıldayan o hüzünlü ışık, ruhunu bir kez oraya bırakanların kalbinde sonsuza dek yanmaya devam eder.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu